Bebeklerde ishale neden olan bir virüstür. Mide ve bağırsak iltihabı yapar. Özelliklede çocuk kreşlerinde ortak kulanılan oyuncak, eşya ve besinlerin üzerinde yaşar. Çok bulaşıcıdır. Bütün çocuklar beş yaşına dek rotavirüs ile bir kez hastalanır. Bu yaştaki çocukların el yıkama alışkanlığını henüz kazanmamış olması bulaşmada rol oynar. Ancak ev ve kreşlerde temizlik yapılması rotavirüse karşı önlem oluşturmaz. Kış aylarında sıktır.

Belirtiler

Karın ağrısı

Sulu ishal

Yüksek ateş

İştahsızlık

Kusma

Tanı

ELISA testi ile konur.

Tedavi

Ağızdan sıvı alımı sağlanmaya çalışılır.

İshal ve kusma ilaçları kullanılmaz.

Antibiyotikler etkisizdir.

Anne sütü alması çok önemlidir.

Hastane yatışı gerekebilir.

Muz, yoğurt, patates, pirinç lapası ishali kesmeye faydalıdır.

Korunma

Rotavirüs aşısı vardır. Piyasada iki çeşit rotavirüs aşısı vardır. İki ya da üç doz uygulanır. 6 hf ile 6 ay arası bebeklerde uygulanır.

İyi yönleri

Ağız yolu ile alınır, iğne gerektirmez.

Rotavirüse yüksek koruma sağlar.

Kötü yönleri

Devlet ödememektedir ve aşı pahalıdır.

Türkiye ? de bir buçuk yıl gibi bir geçmişi bulunmaktadır.

Rotavirüs dışındaki ishallere etkisizdir.

Anne – baba olarak neler yapabiliriz

Bebeklerin bez değişiminden sonra el yıkamalıyız.

Beslenme öncesi ve mama hazırlamadan önce el yıkamalıyız.

Bebekler için kahvaltı saati sabah 08:00 uygun zamandır.

Neler yedirilir

60 cc anne sütü ya da mama ( inek sütü bir yaşına kadar verilmez )
3- 4 bebek bisküvisi
1 kibrit kutusu orta yağlı pastörize edilmiş beyaz peynir ( akşamdan suya konulmuş olacak )
1 tatlı kaşığı pekmez ya da ev reçeli ( çilek ve böğürtlen reçeli olmayacak, bal bir yaşından önce verilmez )
1 / 2 yumurta sarısı ( beyazı bir yaşını doldurana dek verilmez ) Bir çay kaşığı ile başlanır. Yavaş, yavaş arttırılır.

Bağışıklık sistemi normalde sorun yaratmayacak bir maddeye karşı antikor geliştirir ve vücut bu maddeye karşı reaksiyon verir. Bu reaksiyon hafif ya da şiddetli olabilir. Bebek o gıda ile ilk kez karşılaşmış ya da defalarca yemiş olabilir. Anne ve babada alerji öyküsü var ise bebekte de olma olasılığı artar.

SIK ALLERJİ YAPAN BESİNLER

Yumurta akı, inek sütü, fıstık, kabuklu çerezler, baharatlar, bezelye, çikolata, turunçgiller, balık, kabuklu deniz hayvanları, buğday, soya en sık alerji gelişen besinlerdir.

BELİRTİLER

Ciltte döküntü, karın ağrısı, kusma, ishal, hırıltılı solunum, hapşırık, solunum güçlüğü ve anaflaktik şok yapabilir.

TANI

Gözlem ve kan testi ile konur. Üç ? dört yaşından sonra deri testi yapılabilir. Deri testi daha duyarlıdır.

ANNE- BABA OLARAK YAPILMASI GEREKENLER

Mümkün olduğunca anne sütü verin. Hazır mamalarda inek sütünden elde edilen bazı maddeler olduğundan bebekte alerji gelişme riski yükselir.

Bebek bir yaşını doldurana değin inek sütünü sulandırarak dahi vermeyin.

Bir alerjenle ne kadar geç karşılaşılırsa o kadar iyidir. Bu nedenle ek gıdalara normalden daha geç başlayın. Sık alerji gelişimine neden olan gıdaları daha da erteleyin.

Anne sütü alan bebeklere ilk altı ay boyunca anne sütü dışında hiçbir şey önerilmez. Anne sütü ve yetmediği yerde mama ile ya da yalnız mama ile beslenen bebeklere de ilk altı ay su önerilmez. Çünkü mama su ile hazırlandığından su ihtiyacını giderir.

Bebeklere su verilmemesinin başlıca iki önemli nedeni vardır. Bunlar kaynatılsa dahi suyun ishal yapma ihtimali ve bebeğin su içerek daha az anne sütü veya mama alma durumudur.

Bebeğin ateşli, ishal olduğu hastalık durumlarında yahut çok sıcak havalar da su verilmesi düşünülebilir. Su en az on dakika kaynamış soğutulmuş olmalıdır. Sarılık hastalığında halk arasında bebeğe şekerli su verilir. Bu yanlış bir uygulamadır. Bilimsel bir yönü bulunmamaktadır.

Anne sütü bebeğiniz için en iyi besindir. Bebeğin anneden ayrı olduğu ya da emzirilemediği bazı özel durumlarda anne sütünün sağılarak daha sonra kullanılmak üzere saklanması gerekir.

Bu durumlar ana hatlarıyla söyle sıralanabilir:

1- Dudak ve damak yarıkları nedeniyle bebeğin emememesi
2- Bebeğin prematüre ve yoğun bakımda olması dolayısıyla anneden ayrı olması ya da ememesi
3- Annenin çalışması
4- Annenin sütünün bebek henüz küçük olduğu için bebeğin ihtiyacından fazla olması durumunda göğüsleri boşaltmak ve aynı zamanda sütü ziyan etmemek için
5- Annenin hasta olma, ateşlenme, ilaç ve antibiyotik kullanması durumunda süt veremeyeceği için önceden bu gibi durumları öngörerek sütünü saklaması

Anne sütü oda ısısında 8 saat, buzdolabında 24 saat, derin dondurucuda 3 ay saklanabilir.

Bunları yapmayınız:

1- Anne sütünü buzluğa koymayınız
2- Buzdolabının kapağına koymayınız

Anne sütü özel olarak üretilmiş steril süt saklama poşetleriyle saklanır. 24 saat gibi kısa bir sürede tüketilecekse daha ucuz olması açısından süt saklamak için steril idrar kapları kullanılabilir, derin dondurucuya koymak ve uzun süre saklamak açısından uygun değildirler.

Anne sütü:

1- Ben mari (ılık su dolu bir kabın içine batırılarak erimesi beklenerek, bu su kaynak olmamalıdır) usülü ile çözdürülmelidir. Buzdolabında çözünmeye bırakılabilir, oda ısısında çözünmek üzere bırakılmamalıdır.
2- Günlük kullanılacak miktarda çözdürülmeli, bir kere çözünen süt tekrar dondurulmamalıdır.

Her insanın dışkı yapma alışkanlığı farklıdır. Bazı bebekler anne sütü alıyorsa günde 12 defa bile dışkı yapabiliyorken, bazı bebekler üç günde bir defa yapabilir. Kabızlıkta önemli olan dışkının sıklığı değil kıvamıdır. Yeni doğan bebeğiniz açık sarı renkte, yumuşak ve partiküllü kaka yapıyorsa endişelenmeyin. Kakası sert ise, bebek kaka yaparken zorlanıyorsa, anüsünde çatlak ya da kan var ise bunlar bize kabız olduğunu düşündürür. Mama ile beslenen bebekler anne sütü ile beslenenlere göre kabızlığa daha yatkındır.

Bebekler herhangi bir nedenle emzirilemiyorsa anne sütü ya da mama vermek amacıyla biberonla beslenmeleri gerekir.

Biberon seçiminde dikkat edilecek noktalar:

1- Biberonlar cam ve polikarbonat biberonlar olmak üzere iki türlüdür. Cam biberonun avantajı sağlıksal açıdan daha güvenilir olması, sıcak mama ile temasında kanserojen madde açığa çıkma olasılığı bulunmaması, mamayı daha uzun süre sıcak tutmasıdır. Dejavantalı kırılabilmesi, ısıyı daha fazla ilettiği için mama hazırlarken elimizi daha fazla yakmasıdır. Polikarbonat biberonlar ise camdan daha kullanışlıdır çünkü kırılmazlar. Dejavantajları ise kesin olmamakla birlikte sıcak mama ile temasta kanserojen meddeler açığa çıkardığı ile ilgili araştırma ve iddialar mevcuttur ve kullanım sırasında bazılarında matlık ve lekeler oluşup yeni görünümü kaybolabilir, cam biberonda böyle bir sorun olmaz.

2- Biberon emzikleri iki türlüdür kauçuk ve silikon. Silikon olanlar daha kullanışlıdır çünkü daha geç eskir. Kauçuk olanlarda üzerinde renk değişimi, aşınma ve delinme daha sıktır ve bu durumlarda değişmeleri gerekir. İçi göründüğü için temizliğinden daha bir emin olursunuz. Ama hangiini alırsanız alın şekil olarak anne memesine daha yakın olan marka biberon emziklerini tercih edin özelliklede bebeğiniz prematüre ve düşük doğum ağırlıklı doğmuş ve emme zorluğu beslenme ve tartı alımı ile ilgili problemleri varsa. Emziklerin aylarına ve akış hızlarına dikkat edin.

2- Bebeğin ayına göre biberon boyutunu seçin yoksa küçük bir bebeğe büyük ve ağır bir biberon alarak çenesine ağırlık yaparsınız. Daha büyük bebeklerin biberonu eliyle kavraması için özel şekilli kolay kavrama biberonlar piyasada mevcuttur.

Biberon temizliği nasıl olmalıdır.

1- Biberonla beslemede aslında en önemli unsur temizlik ve biberonların sterilizasyonudur. Aksi halde bebeğiniz enfeksiyon kapabilir.

2- Biberon temizliğinde önerilen malzemelere gelince eğer alabiliyorsanız bir elektrikli buharla biberon sterilizatörü alın. Bu aletler pahalıdır ama hergün kullanacağınız için verdiğiniz paraya değer. Mama kalıntılarını iyi temizlemek için biberonu beslemeden hemen sonra bekletmeden çalkalayın böylece kalıntıların kuruyup yapışmasını önlersiniz, ve biberon temizliği amacıyla özel olarak satılan biberon temizleme fırçalarından alın. Emzik temizleme içinde küçük bir fırça gereklidir.