Bağışıklık sistemi normalde sorun yaratmayacak bir maddeye karşı antikor geliştirir ve vücut bu maddeye karşı reaksiyon verir. Bu reaksiyon hafif ya da şiddetli olabilir. Bebek o gıda ile ilk kez karşılaşmış ya da defalarca yemiş olabilir. Anne ve babada alerji öyküsü var ise bebekte de olma olasılığı artar.

SIK ALLERJİ YAPAN BESİNLER

Yumurta akı, inek sütü, fıstık, kabuklu çerezler, baharatlar, bezelye, çikolata, turunçgiller, balık, kabuklu deniz hayvanları, buğday, soya en sık alerji gelişen besinlerdir.

BELİRTİLER

Ciltte döküntü, karın ağrısı, kusma, ishal, hırıltılı solunum, hapşırık, solunum güçlüğü ve anaflaktik şok yapabilir.

TANI

Gözlem ve kan testi ile konur. Üç ? dört yaşından sonra deri testi yapılabilir. Deri testi daha duyarlıdır.

ANNE- BABA OLARAK YAPILMASI GEREKENLER

Mümkün olduğunca anne sütü verin. Hazır mamalarda inek sütünden elde edilen bazı maddeler olduğundan bebekte alerji gelişme riski yükselir.

Bebek bir yaşını doldurana değin inek sütünü sulandırarak dahi vermeyin.

Bir alerjenle ne kadar geç karşılaşılırsa o kadar iyidir. Bu nedenle ek gıdalara normalden daha geç başlayın. Sık alerji gelişimine neden olan gıdaları daha da erteleyin.

Yumurta bir tam besindir. Protein, yağ, A ve B vitamini kaynağıdır. Demir açısından çok zengin bir besin olduğundan demir eksikliği anemisi oluşumunu engellemeye ve tedavisine yardım eder.

Bebeklerin altıncı ayından sonra başlanır.

Yumurta akında alerji gelişme olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle önce yumurta sarısı ile başlanır. Ayrıca yumurta sarısı daha besleyicidir. Bir yaşını doldurana dek yumurta akı verilmez.

Bir yumurta sarısının sekizde biri ile başlanmalıdır. İki – üç günde bir miktar arttırılmalıdır. Bu sırada kusma, ishal, ciltte döküntü gibi alerji belirtileri gözlenmelidir.

Bebeklere günlük yumurta verilmelidir. İyi pişirilmelidir. Yumurta 8 dk çatlamaması için bir tutam tuz atılmış suda kaynatılmalıdır. İyi pişirilmemiş rafadan yumurtadan mikrop bulaşabilir.

Tek başına verilip alerji yapmadığından emin olununca ve bebek büyüyüp diğer katı gıdalara geçtikçe yumurta çorba, ıspanak, patates gibi diğer ek gıdalarla birlikte yapılan yemeklerde de kullanılabilir.

Bal bir tam besindir. İçeriğinde B1, B2, B3, B5 ve C vitaminleri, üç çeşit şeker, demir, sodyum, kükürt, magnezyum, fosfor, polen, manganez, alüminyum, gümüş, albumin, kalsiyum, potasyum bulunur. Mikrop öldürücü ve hastalıkları iyileştirici özelliği vardır. Pek çok hastalıkta tedaviyi destekleyici olarak kullanılır. Özellikle çocuklarda demir eksikliği, soğuk algınlığı, öksürük, bronşit, ishal, kusma, bağırsak tembelliği, raşitizm, difteri, boğmaca hastalıklarına iyi gelir. İştahı açar, sakinleştirir. Antioksidandır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Bu kadar önemli bir besin olmasına rağmen bal bebek bir yaşını doldurana kadar verilmemelidir. Çünkü bal da Clostridium Botulinum isimli bakteri bulunabilir. Bebeklerde bağışıklık sistemi gelişmediğinden ve mide asidi bu bakteriyi öldürmeye yetersizdir. Bebekte nefes almada zorluk, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, iştahsızlık, uykuya meyilim, kol ve bacaklarda, boyunda güçsüzlük, kabızlık ortaya çıkar. Zatürre ve sıvı kaybı yapabilir. Ciddi bir hastalıktır.

Bal ani bebek ölümlerinden sorumlu tutulmaktadır.

Erken yedirilirse içindeki alerjenlerden dolayı alerji ve astıma yol açabilir.

Ayrıca şekerli gıdalar bebeklere pek önerilmez.

Sonuç

Bal bebek bir yaşına gelene kadar verilmemelidir.
İçeriğinde bal olan tarifler bir yaşına kadar verilmemelidir.
Bal yerine bu sürede pekmez kullanılabilir.
Bir yaşından sonra yararlarından dolayı bal azar azar başlanmalıdır.